Bestekar Eserin sahibinin adının belirtilmesi hakkı

Bestekar Eserin sahibinin adının belirtilmesi hakkı Bestekar eser sahiplik hakkı Eserin sahibinin adının belirtilmesi hakkı Fikir Sanat Eseri sahibinin hakları Bestekar Güftekarın eser sahiplik hakları hakkı Bestekarların eser sahiplik hakkı

Fikir ve Sanat Eserleri Eser Sahibi, Eser Sahibinin Hakları Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre eser sahibi, eseri meydana getiren kişidir. Örneğin, bir müzik eserinin sahibi, onu meydana getiren, yani bestesini ve güftesini yaratan kişidir.
İşlenme Eserlerde Eser Sahipliği : Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Örneğin, İngilizce bir romanı Türkçe’ye çeviren kişi, çeviri eserin sahibidir.
Sinema Eserlerinde Eser Sahipliği : Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde; animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.
(!Ancak, 1995 öncesi sinema eserlerinde, eser sahibi Yapımcıdır)
Eser Sahiplerinin Birden Fazla Oluşu : Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin iştirakini isteyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır.
Eser Sahipleri Arasındaki Birlik : Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.
(! Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.
! Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır)
ESER SAHİPLİĞİ HAKKINDA KARİNELER
Karine kavramı “aksi sabit oluncaya kadar geçerli kalacak hukuki statü” anlamına gelmektedir. Kanunumuz, eserlerle ilgili olarak bazı hususların mevcudiyetini eser sahipliğine yönelik karine olarak kabul etmiştir. Ancak bu karinenin her zaman aksinin ispatı mümkündür. Yasamız, karineleri sahibinin adı belirtilen ve belirtilmeyen eserler olarak ikiye ayırarak incelemiştir :
Sahibinin Adı Belirtilen Eserler de :Eğer, yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak ismi (veya bunun yerine tanınmış müstear adı) bulunan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Yine, umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır.
Sahibinin Adı Belirtilmeyen Eserler de : Yayımlanmış olan bir eserin sahibinin belli olmaması yani bir karine ile tespit edilebilmesi mümkün değilse, o eseri yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir.
ESER SAHİBİNİN HAKLARI
1- MANEVİ HAKLAR
Umuma Arz Yetkisi : Eser sahibinin manevi haklarının başında, eserin, umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını tespit gelir. Hak sahibinin rızasıyla umuma arz edilen bir eser alenileşmiş sayılır. Bununla beraber, bir eserin aslından çoğaltmayla elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arz edilirse o eser yayımlanmış sayılır.
Örneğin, bir eserin, eser sahibinin yazılı izni bulunmadan umuma arz edilmesi ya da izin verdiğinden farklı bir şekilde umuma arz edilmesi hali manevi haklara açık bir tecavüz durumudur.
Adın Belirtilmesi Yetkisi Eser sahibi, eserini adıyla (veya müstear adıyla) ya da adsız olarak, umuma arz etme veya yayımlama hususuna münhasır bir hakka sahiptir.
Örneğin, eserinde müstear ad kullanan bir yazara ait eserin, yazarın gerçek adıyla basılması durumunda, esere ait manevi hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetme Yetkisi : Eser sahibinin en önemli manevi haklarından biri, açık izni bulunmaksızın eserde (veyahut eser sahibinin adında) kısaltma, ekleme veya herhangi bir değiştirme yapılamamasıdır.
Örneğin, bir resmin mülkiyetini alan kişinin bu resim üzerinde değişiklik yapması ya da bir müzik eserinin mali haklarını devralmış kişinin eser üzerinde değişiklikler yapabilmesi mümkün değildir.
Eser Sahibinin Zilyed ve Malike Karşı Hakları : Eser sahibi, gerekli durumlarda; eserin aslının malikinden (yani bir eser üzerinde cismani olarak mülkiyet hakkı sahibi olmuş kişiden – mesela bir tabloyu satın almış kişiden) veya zilyedinden (yani bir eser üzerinde cismani olarak mülkiyet hakkı bulunmamakla birlikte o eseri elinde bulunduran kişiden – mesela bir tabloyu yeniden satım amacıyla aslın malikinden alarak satılmak üzere elinde bulunduran galeri sahibinden) haklı bir sebep ile geçici olarak yararlanmayı talep edebilir. Bu hak sadece, bir kısım güzel sanat eserleri (yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler kaligrafi, serigrafi, heykeller, kabartmalar ve oymalar) ve İlim ve edebiyat eseri niteliği bulunan elyazısıyla yazılmış eser asılları için tanınmış olan bir haktır.
Ayrıca eser sahibi, eserin tek ve özgün olması durumunda, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir.
Örneğin, bir ressamın, tüm çalışmaların yer alacağı bir katalog çekimi sırasında elinde fotoğrafı bulunmayan bir tablosunun malikinden çekim için geçici olarak yararlanmayı talep edebilmesi mümkündür.
Manevi Haklarla İlgili Bazı Önemli Bilgiler
Manevi haklar eser sahipliğinden doğan bazı mutlak ve! münhasır yetkiler oldukları için miras yolu ile geçmedikleri gibi, devir yönünden ölüme bağlı tasarruflara konu olmazlar ve sağlar arası işlemlerde de devir edilemezler. Ancak manevi hakların kullanılma yetkisi devredilebilir. Manevi hakların ihlali halinde eser sahibinin müdahale etme yetkisi !bulunmaktadır.
Bir esere malik olan, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir, fakat eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez, eseri değiştiremez. Aksi durumun varlığı manevi hakların ihlali anlamına gelir.
Bir eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı, veya eser üzerinde yapılan değişiklikler eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozmakta ve sahibinin şeref ve itibarını zedelemekte ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılması veya yayımlanmasını veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan şeref ve itibarına aykırı tüm değiştirmeleri men edebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.
Kanunun 18. maddesine göre, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce !kullanılır.
Kanunun 19. maddesine göre 18 inci madde ile sayılan salahiyetli kimselerden hiç biri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa veya 19. maddenin ikinci fıkrasında belirlenen süre (70 Yıl) bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde Kültür Bakanlığı 14, 15, 16 nci maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan manevi hakları kendi namına kullanabilir.
2- MALİ HAKLAR
İşleme Hakkı :
Bir eserden, onu işleme suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bir eserin, eser sahibinin izni dışında işlenebilmesi mümkün olmamakla beraber, asıl eser sahibinin izni ile meydana getirilen işlenme eser de başlı başına bir eserdir ve yaratanı eser sahibi sayılmaktadır.
Örneğin, bir eserin izinsiz tercümesini yapmak eser sahibinin işleme hakkını ihlal edecektir. Bir eserin sahibinin izni ile tercümesinin yapılması halinde, tercüme eden de işlenme eser sahibi olarak kabul edilecek ve kanunda tanınan haklardan faydalanabilecektir.
Çoğaltma Hakkı :
Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Örneğin bir müzik eserinin veya bilgisayar programının çoğaltılması ve kopyalanması hakkı münhasıran eser sahibine ait bulunmaktadır. Herhangi bir kimse veya yapımcı bir şirket bu hakkı devralmaksızın bir eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir şekil veya yöntemle çoğaltamaz. Aksi durum hakka tecavüz sayılır.
Bugün bir çok yerde “korsan” olarak ifade olunan ürünler hak sahibinin izni alınmaksızın çoğaltılmış ürünlerdir. Eser sahibinin en başta çoğaltma ve yayma hakkına tecavüz fiilini oluştururlar.
Örneğin; bir müzik CD’sinin (CD writer/yazıcı vasıtasıyla) kopyasının yapılması ya da bir kitabın (aynen kopyalanarak) basılması çoğaltma sayılmakta olup eser sahibinin izninin alınmaması halinde çoğaltma hakkı ihlal edilmiş olacaktır. Piyasada “korsan” olarak anılan tüm ürünler, eser sahibinin çoğaltma hakkını ihlal etmektedir.
Mimari projelerin uygulanması da çoğaltma sayılmaktadır.
Yayma Hakkı
Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibinin izniyle yurt dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt dışında çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez.
Yayıma hazır hale getirilen bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının, eser sahibinin izni olmaksızın herhangi bir şahıs tarafından satılması, kiralanması veya ödünç verilmesi hakkın ihlali anlamına gelir. Ayrıca, herhangi bir eserin yurt dışında çoğaltılmış nüshaları, eser sahibinin izni ve/veya eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez. İthal olunan ürünün orijinal olmasının 23/II maddesine göre bir farkı bulunmamaktadır. İthali yasaklanmıştır.
Örneğin, bir film CD’sinin kopyalarının satışı, eser sahibinin yayma hakkı içinde değerlendirilmektedir. Piyasadaki korsan eserler de, eser sahibinin hem çoğaltma hakkı hem de yayma hakkı ihlal edilmektedir.
Temsil Hakkı
Bir eserden , doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Örneğin, bir tiyatro eserinin eser sahibinin izini bulunmadan umumi mahalde oynanması halinde, temsil hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
İşaret, Ses ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma iletim Hakkı
Bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir. Maddenin bu kısmına Internet ortamında yapılan satışlar ve Internet ortamında eserin yayımı ve eserden yararlanılması kavramları da girmektedir. Internet ortamında eserin yayımı ve eserden faydalanma hakkı yine münhasıran eser sahibine aittir.
Örneğin, bir müzik eserinin bir internet sitesinde izinsiz kullanımı halinde, eser sahibinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Pay ve takip hakkı
Yasamız, bazı güzel sanat eserlerinin asılları ile eser sahibinin kendisinin sınırlı sayıda meydana getirdiği veya eser sahibinin kontrolünde ve izniyle meydana getirilmiş ve eser sahibi tarafından imzalanmış veya başka bir şekilde işaretlenmiş olmaları nedeniyle özgün eser olduğu kabul edilen kopyaları ile ilim ve edebiyat eserlerinden, yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından birinin, eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra, koruma süresi içinde, bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir mağazada veya başka şekillerde satış konusu olarak el değiştirdikçe, bu satış bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde, her satışta, satışı gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişinin, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, o ölmüşse miras hükümlerine göre ikinci dereceye kadar (ve bu derece dahil) yasal mirasçılarına ve eşine, bunlar da yoksa ilgili alan meslek birliğine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğunu kabul etmiştir.
Örneğin, eserleri ölümünden sonra kıymetlenen bir ressamın, bir yağlı boya resminin açık arttırmada satılması halinde, mirasçılarının bu satışından pay isteme hakkı söz konusu olabilecektir.
Mali Haklarla İlgili Önemli Bilgi
Eser sahibi mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları; süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlı veya sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebileceği gibi sadece kullanma salahiyetini de başkasına bırakılabilir. Ancak Kanunen tasarruf muameleleri (devir / lisans) henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir eserle ilgili ise geçersizdir.

Fikir Sanat Eseri sahibinin hakları

Fikir Sanat Eseri sahibinin hakları Bestekar Güftekarın eser sahiplik hakkı Bestekar eser sahiplik hakkı

Fikir ve Sanat Eserleri Eser Sahibi, Eser Sahibinin Hakları Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre eser sahibi, eseri meydana getiren kişidir. Örneğin, bir müzik eserinin sahibi, onu meydana getiren, yani bestesini ve güftesini yaratan kişidir.
İşlenme Eserlerde Eser Sahipliği : Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Örneğin, İngilizce bir romanı Türkçe’ye çeviren kişi, çeviri eserin sahibidir.
Sinema Eserlerinde Eser Sahipliği : Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde; animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.
(!Ancak, 1995 öncesi sinema eserlerinde, eser sahibi Yapımcıdır)
Eser Sahiplerinin Birden Fazla Oluşu : Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin iştirakini isteyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır.
Eser Sahipleri Arasındaki Birlik : Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.
(! Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.
! Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır)
ESER SAHİPLİĞİ HAKKINDA KARİNELER
Karine kavramı “aksi sabit oluncaya kadar geçerli kalacak hukuki statü” anlamına gelmektedir. Kanunumuz, eserlerle ilgili olarak bazı hususların mevcudiyetini eser sahipliğine yönelik karine olarak kabul etmiştir. Ancak bu karinenin her zaman aksinin ispatı mümkündür. Yasamız, karineleri sahibinin adı belirtilen ve belirtilmeyen eserler olarak ikiye ayırarak incelemiştir :
Sahibinin Adı Belirtilen Eserler de :Eğer, yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak ismi (veya bunun yerine tanınmış müstear adı) bulunan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Yine, umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır.
Sahibinin Adı Belirtilmeyen Eserler de : Yayımlanmış olan bir eserin sahibinin belli olmaması yani bir karine ile tespit edilebilmesi mümkün değilse, o eseri yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir.
ESER SAHİBİNİN HAKLARI
1- MANEVİ HAKLAR
Umuma Arz Yetkisi : Eser sahibinin manevi haklarının başında, eserin, umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını tespit gelir. Hak sahibinin rızasıyla umuma arz edilen bir eser alenileşmiş sayılır. Bununla beraber, bir eserin aslından çoğaltmayla elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arz edilirse o eser yayımlanmış sayılır.
Örneğin, bir eserin, eser sahibinin yazılı izni bulunmadan umuma arz edilmesi ya da izin verdiğinden farklı bir şekilde umuma arz edilmesi hali manevi haklara açık bir tecavüz durumudur.
Adın Belirtilmesi Yetkisi Eser sahibi, eserini adıyla (veya müstear adıyla) ya da adsız olarak, umuma arz etme veya yayımlama hususuna münhasır bir hakka sahiptir.
Örneğin, eserinde müstear ad kullanan bir yazara ait eserin, yazarın gerçek adıyla basılması durumunda, esere ait manevi hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetme Yetkisi : Eser sahibinin en önemli manevi haklarından biri, açık izni bulunmaksızın eserde (veyahut eser sahibinin adında) kısaltma, ekleme veya herhangi bir değiştirme yapılamamasıdır.
Örneğin, bir resmin mülkiyetini alan kişinin bu resim üzerinde değişiklik yapması ya da bir müzik eserinin mali haklarını devralmış kişinin eser üzerinde değişiklikler yapabilmesi mümkün değildir.
Eser Sahibinin Zilyed ve Malike Karşı Hakları : Eser sahibi, gerekli durumlarda; eserin aslının malikinden (yani bir eser üzerinde cismani olarak mülkiyet hakkı sahibi olmuş kişiden – mesela bir tabloyu satın almış kişiden) veya zilyedinden (yani bir eser üzerinde cismani olarak mülkiyet hakkı bulunmamakla birlikte o eseri elinde bulunduran kişiden – mesela bir tabloyu yeniden satım amacıyla aslın malikinden alarak satılmak üzere elinde bulunduran galeri sahibinden) haklı bir sebep ile geçici olarak yararlanmayı talep edebilir. Bu hak sadece, bir kısım güzel sanat eserleri (yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler kaligrafi, serigrafi, heykeller, kabartmalar ve oymalar) ve İlim ve edebiyat eseri niteliği bulunan elyazısıyla yazılmış eser asılları için tanınmış olan bir haktır.
Ayrıca eser sahibi, eserin tek ve özgün olması durumunda, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir.
Örneğin, bir ressamın, tüm çalışmaların yer alacağı bir katalog çekimi sırasında elinde fotoğrafı bulunmayan bir tablosunun malikinden çekim için geçici olarak yararlanmayı talep edebilmesi mümkündür.
Manevi Haklarla İlgili Bazı Önemli Bilgiler
Manevi haklar eser sahipliğinden doğan bazı mutlak ve! münhasır yetkiler oldukları için miras yolu ile geçmedikleri gibi, devir yönünden ölüme bağlı tasarruflara konu olmazlar ve sağlar arası işlemlerde de devir edilemezler. Ancak manevi hakların kullanılma yetkisi devredilebilir. Manevi hakların ihlali halinde eser sahibinin müdahale etme yetkisi !bulunmaktadır.
Bir esere malik olan, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir, fakat eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez, eseri değiştiremez. Aksi durumun varlığı manevi hakların ihlali anlamına gelir.
Bir eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı, veya eser üzerinde yapılan değişiklikler eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozmakta ve sahibinin şeref ve itibarını zedelemekte ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılması veya yayımlanmasını veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan şeref ve itibarına aykırı tüm değiştirmeleri men edebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.
Kanunun 18. maddesine göre, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce !kullanılır.
Kanunun 19. maddesine göre 18 inci madde ile sayılan salahiyetli kimselerden hiç biri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa veya 19. maddenin ikinci fıkrasında belirlenen süre (70 Yıl) bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde Kültür Bakanlığı 14, 15, 16 nci maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan manevi hakları kendi namına kullanabilir.
2- MALİ HAKLAR
İşleme Hakkı :
Bir eserden, onu işleme suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bir eserin, eser sahibinin izni dışında işlenebilmesi mümkün olmamakla beraber, asıl eser sahibinin izni ile meydana getirilen işlenme eser de başlı başına bir eserdir ve yaratanı eser sahibi sayılmaktadır.
Örneğin, bir eserin izinsiz tercümesini yapmak eser sahibinin işleme hakkını ihlal edecektir. Bir eserin sahibinin izni ile tercümesinin yapılması halinde, tercüme eden de işlenme eser sahibi olarak kabul edilecek ve kanunda tanınan haklardan faydalanabilecektir.
Çoğaltma Hakkı :
Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Örneğin bir müzik eserinin veya bilgisayar programının çoğaltılması ve kopyalanması hakkı münhasıran eser sahibine ait bulunmaktadır. Herhangi bir kimse veya yapımcı bir şirket bu hakkı devralmaksızın bir eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir şekil veya yöntemle çoğaltamaz. Aksi durum hakka tecavüz sayılır.
Bugün bir çok yerde “korsan” olarak ifade olunan ürünler hak sahibinin izni alınmaksızın çoğaltılmış ürünlerdir. Eser sahibinin en başta çoğaltma ve yayma hakkına tecavüz fiilini oluştururlar.
Örneğin; bir müzik CD’sinin (CD writer/yazıcı vasıtasıyla) kopyasının yapılması ya da bir kitabın (aynen kopyalanarak) basılması çoğaltma sayılmakta olup eser sahibinin izninin alınmaması halinde çoğaltma hakkı ihlal edilmiş olacaktır. Piyasada “korsan” olarak anılan tüm ürünler, eser sahibinin çoğaltma hakkını ihlal etmektedir.
Mimari projelerin uygulanması da çoğaltma sayılmaktadır.
Yayma Hakkı
Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibinin izniyle yurt dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt dışında çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez.
Yayıma hazır hale getirilen bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının, eser sahibinin izni olmaksızın herhangi bir şahıs tarafından satılması, kiralanması veya ödünç verilmesi hakkın ihlali anlamına gelir. Ayrıca, herhangi bir eserin yurt dışında çoğaltılmış nüshaları, eser sahibinin izni ve/veya eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez. İthal olunan ürünün orijinal olmasının 23/II maddesine göre bir farkı bulunmamaktadır. İthali yasaklanmıştır.
Örneğin, bir film CD’sinin kopyalarının satışı, eser sahibinin yayma hakkı içinde değerlendirilmektedir. Piyasadaki korsan eserler de, eser sahibinin hem çoğaltma hakkı hem de yayma hakkı ihlal edilmektedir.
Temsil Hakkı
Bir eserden , doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Örneğin, bir tiyatro eserinin eser sahibinin izini bulunmadan umumi mahalde oynanması halinde, temsil hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
İşaret, Ses ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma iletim Hakkı
Bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir. Maddenin bu kısmına Internet ortamında yapılan satışlar ve Internet ortamında eserin yayımı ve eserden yararlanılması kavramları da girmektedir. Internet ortamında eserin yayımı ve eserden faydalanma hakkı yine münhasıran eser sahibine aittir.
Örneğin, bir müzik eserinin bir internet sitesinde izinsiz kullanımı halinde, eser sahibinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Pay ve takip hakkı
Yasamız, bazı güzel sanat eserlerinin asılları ile eser sahibinin kendisinin sınırlı sayıda meydana getirdiği veya eser sahibinin kontrolünde ve izniyle meydana getirilmiş ve eser sahibi tarafından imzalanmış veya başka bir şekilde işaretlenmiş olmaları nedeniyle özgün eser olduğu kabul edilen kopyaları ile ilim ve edebiyat eserlerinden, yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından birinin, eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra, koruma süresi içinde, bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir mağazada veya başka şekillerde satış konusu olarak el değiştirdikçe, bu satış bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde, her satışta, satışı gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişinin, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, o ölmüşse miras hükümlerine göre ikinci dereceye kadar (ve bu derece dahil) yasal mirasçılarına ve eşine, bunlar da yoksa ilgili alan meslek birliğine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğunu kabul etmiştir.
Örneğin, eserleri ölümünden sonra kıymetlenen bir ressamın, bir yağlı boya resminin açık arttırmada satılması halinde, mirasçılarının bu satışından pay isteme hakkı söz konusu olabilecektir.
Mali Haklarla İlgili Önemli Bilgi
Eser sahibi mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları; süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlı veya sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebileceği gibi sadece kullanma salahiyetini de başkasına bırakılabilir. Ancak Kanunen tasarruf muameleleri (devir / lisans) henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir eserle ilgili ise geçersizdir.